Dolar
Euro
Altın
BİST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya °C
Kütahya
°C
°C
°C
°C
°C

Üniversitelerdeki Torpil

2 Ocak 2022 01:20

Üniversitelerdeki Torpil

Adaleti henüz kendi nefsinde tecelli ettirememiş biri olarak yazılarımda eleştirel bir tavır takınmaktan özellikle kaçınıyorum. Çoğu zaman kendimi bu konuda frenlemeye çalışıyorum. Çünkü bir şeyi eleştireceksem önce kendi nefsime bakmaya çalışırım. Benim eksiklik veya yanlış diye gördüğüm doğrunun kendisi olabilir.

Benim bu tutumum milletin ortak olarak eleştirdiği ve giderilmesi gerektiğine inandığı eğitim meseleleri için de böyledir. Neredeyse bir dağ zirvesi gibi olan bu eğitim meseleleri üzerinde ehil kimseler, bilim adamları, millî ve mânevî değerlerimizi bir ideoloji ve cemaat gözlüğü olmadan kabullenip benimseyenler tarafından ele alınması gerektiğini düşünenlerdenim. Fakat buna rağmen bu konu üzerinde de uzun uzadıya yazmayı şimdilik hiç istemiyorum.

Bugün bu tutumumdan sarf-ı nazar ederek özellikle üniversitelerdeki torpil konusu üzerine birkaç fikir beyan etmek istiyorum. Şunu belirtmek isterim ki, bu konuyla ilgili herhangi bir araştırmaya kalkışmadım. Üniversitedeki torpilin boyutları ve akademik makamları ona buna peşkeş çekenler hakkında herhangi bir araştırma yapmayı da düşünmüyorum. Bunların bir kısmı herkesin malumu ve elbet bir gün devletimiz gerekeni yapacaktır, diye düşünürüm.

Bendeniz, üniversite tahsilinden sonra hem yüksek lisans hem doktora eğitimlerine sınavlara girip kazanarak başladım ve her ikisinde de -çok şükür- birinci olarak akademik kariyer yapmaya hak kazandım. Tezlerim süresi boyunca hem mesleğimi yürütmeye hem de lisansüstü eğitimimi sürdürmeye çalıştım. Bunların neticesi itibariyle 8 Temmuz 2021 itibariyle dr. tezimi savundum.

Pek tabii, ben bu tezi laf olsun torba dolsun diye yapmadım. Bir üniversitede akademik hayata atılmak, araştırmalar yapmak, buralarda makaleler ve kitaplar yayınlamak üzere yaptım. Nasipte varsa bir gün bir üniversiteye gireriz.

Tabii bu arada zaman zaman üniversitelere nasıl girilir, neler yapılır, bu konularda çevremle istişare yapıyorum. Gele gele mesele torpilde düğümleniyor. Yani ben herhangi bir akademik başarı göstererek değil de illaki birilerinin torpiliyle üniversitelere girmeliymişim. Mevzu dönüp dolaşıp buraya gelince ister istemez şunu düşünmeye başladım:

Üniversite bu zihniyette ve birçok kurumda olduğu gibi buralar da cemaatlere peşkeş çekildiyse -ki öyle görünüyor- yüzlerce kitap yazsam ve büyük bir akademik başarı sergilesem bile beni bunların buraya almayacağı belli oldu. O zaman ben de bu yerlere torpille akademisyen alanlara, ilana çıkıp alım şartlarına oraya torpili önceden ayarlananların çalıştığı(!) konuları şart olarak koyanlara ve dolayısıyla başka konuları çalışanları oralara almayacağını ihsas ettirenlere birkaç şey söyleyeceğim:

Hiç endişelenmeyin! Oralar sizin babanızın malı değil. Bir gün binlerce doları bastırıp akademik unvanları aldığınız, parayı vererek başkalarına kitap ve makale çalıştırdığınız ve o yerlere haksız yere geldiğiniz gibi gittiğiniz de olur.

Ben bu mevzular yüzünden akademik hayattan epey soğudum. Akademik dünya bir podyum gibidir. İlminizin, giydiğiniz elbisenin onda biri kadar değeri yoktur. Bir de üniversitelerde çalışan adamları hiç sevmezler. Bunu yakinen idrak ettiğimi söyleyebilirim.

Buna rağmen hâlâ ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Geçenlerde elime bir menâkıb aldım. Bir mevzu için okuyup kaynak olarak kullanacaktım. Bir doçent tarafından hazırlanmış bu menkıbede geçen şiirlerin vezinleri yanlış bulunmuştu. Hemen her sayfada fahiş okuma hataları vardı. Belli ki, bunu kimsenin okumayacağını düşünmüştü herif. Muhtemelen parayı basmıştır, başkasına hazırlattırmıştır, diye düşünmeye başladım.

Üniversiteler böyle. Ne diyelim. Artık gel de yazma! İnşallah şu torpil meselesini kökünden kazıyıp bu kurumların ülkemizin ve dünyanın güzide kurumları olduklarını, ilim ve irfan ürettiklerini, bilim insanlarının ortaya koydukları bilgiyle kabul gördüklerini de görürüz.

Yasin Şen – Afyon Haberleri
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.