Dolar 15,9349
Euro 16,8323
Altın 941,91
BİST 2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 24°C
Açık
Afyon
24°C
Açık
Cts 24°C
Paz 21°C
Pts 21°C
Sal 24°C

İhsaniye Masalları ”Kırk Katır mı Kırk Satır mı?”

A+
A-
16.05.2021
863
ABONE OL

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde evli bir çift varmış. Bu çiftin çocukları olmuyormuş. Kadın ve adam, gece gündüz Allah’a yalvarır, yakarırmış. Bir gün kadın, evin camında bir kuş görmüş. Kuş gagasını cama tıklatıyormuş. Kadın camı açınca kuş “Kızına mezarlığı olmayan bir diyar bul!” demiş. Kadın şaşırmış bu duruma. Daha kızları bile yokmuş.

Kuş her yedi günde bir gelip kadına bunu söylermiş. Gel zaman git zaman ailenin bir kızları olmuş. Kuşun dediklerini kadın kocasına anlatmış. Bu sözleri duyan adam tedirgin olmuş. Hazırlamışlar kağnılarını. Mezarlığı olmayan bir diyar aramaya başlamışlar. Az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler, ama öyle bir yer bulamamışlar. Kızın annesi ve babası kızları ölecek diye çok korkmuşlar.

Güzel bir ormanın içinden geçerlerken karınları acıkmış. Hazırladıkları azıkları yemek üzere bir ağacın kenarına oturmuşlar. Kızları o sırada etrafa bakmak için yürümeye başlamış.

Kız biraz ileride büyük bir ev görmüş. Evin yanına gitmiş. Kapılarını zorlamış ama açılmamış. Annesi kızını çağırmış ama kızı evin kapıları zorlamaya devam ediyormuş. Kapılar birden açılmış ve bir şey kızı içeri doğru çekmiş. Ardından kapılar hızlı bir şekilde kapanmış ve sürgülenmiş. Kız ağlamaya başlamış. Annesi de kapının bir diğer ucundan ağlıyormuş. Günler geçmiş. Kadının kocası böyle durmanın çaresi olmayacağını söyleyip “Yardım getirelim” demiş. Kızın annesi ile babası yardıma gitmiş.

Kız içeride kalınca evi gezmeye başlamış. Anlamış ki burası bir ev değil, hanmış. Kırk odası olan bir han. Her odada çeşit çeşit yiyecekler, altınlar, mücevherler, kumaşlar varmış. Bu şekilde tam otuz dokuz oda saymış. Kırkıncı odada musalla taşına yatmış bir delikanlı varmış. Delikanlının yüzünde bir mendil duruyormuş. Sinekler delikanlının yüzüne konuyormuş. Kız bu mendili alıp sinekleri kovalamak için sallamaya başlamış. Tam otuz dokuzuncu gün de bu şekilde mendili sallıyormuş ki, hanın önünden fincancı katırları geçiyormuş. Fincancı katırlarının üzerinde kızlar da varmış. Kız, pencereden bağırıp bir teneke altın için kızların yardımını istemiş. Onlar da kabul etmiş. Kız, hana yalvarıp yakarmış ve hanın duvarları açılıp yardıma gelen kızı içeriye almış. Kız yardım için aldığı kıza her şeyi anlatmış ve yorgun olduğunu söyleyip elinde tuttuğu mendili sallamasını istemiş. Kız sallamaya başlamış. Kırkıncı gün olunca delikanlı uyanmış.

Dışarıdan yeni gelen kız delikanlının güzelliği karşısında büyülenmiş. Delikanlıya öbür kızın başından geçenleri sanki kendi yaşamış gibi anlatıp yalan söylemiş. Delikanlı da kıza âşık olup onunla evlenmek istemiş. Öbür masum kızı da hizmetçi yapacaklarmış.

Evlilik zamanları gelmiş. Hazırlık için çarşıya gidilecekmiş. Delikanlı masum kıza çarşıdan ne istediğini sormuş. Kız da sabır taşı istemiş. Eğer getirmezse yolunun dolanmasını dilemiş.

Delikanlı çarşıdan dönerken yolunu kaybetmiş. Delikanlı anlamış ki sabır taşını unuttuğu için başına bunlar geliyor. Varıp sabır taşını alıp hana geri dönmüş. Masum kıza sabır taşını vermiş. Düğün günü gelmiş çatmış. Tüm hazırlıklar yapılmış. Delikanlı masum kızı da davet etmek için odasına girdiğinde sabır taşının parça parça olduğunu görmüş ve şaşırarak sormuş. “Sabır taşını kimse kıramazdı. Nasıl olur bu!” demiş. Kız her şeyi anlatınca delikanlı yalancı kızı çağırmış.

Delikanlı kızgın bir şekilde sormuş “Kır satır mı istersin kırk katır mı?” diye. Yalancı kız heyecanlanıp “Kırk satır!” demiş. Delikanlı kırk satırla cezasını vermiş. Masun kızla da kırk gün kırk gece düğün yapmışlar. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine…

Yasin Şen
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.