Dolar 32,5145
Euro 34,5480
Altın 2.488,38
BİST 9.548,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 23°C
Az Bulutlu
Afyon
23°C
Az Bulutlu
Çar 22°C
Per 20°C
Cum 13°C
Cts 17°C

Fatih Rüştü Pınar: Yerli ve milli klavyemiz F klavye

Fatih Rüştü Pınar: Yerli ve milli klavyemiz F klavye… Ülkemizde 2 farklı klavye türü kullanılmaktadır. Bunlardan birinci Q klavye öbürü ise kendi milli klavyemiz olan F klavyedir.  Aralarındaki fark tuşların diziliş sırasıdır. Klavyeleri f ve q olarak da adlandırmamızı tuşlarının diziliş sırasından dolayı yapmaktayız.

Kurumsal Web Tasarım

Klavyemizi f mi q mu olduğunu anlamak aslında oldukça basit. Bunu tab tuşunun yanındaki tuşa bakarak anlayabiliriz. Eğer tab tuşunun yanındaki tuş f ile başlayıp sırasıyla sağ tarafa doğru fgğıod şeklinde devam ediyorsa eğer bu F klavyedir. Eğer ki tab tuşunun yanındaki tuş Q ile başlayıp daha sonra sağ tarafa doğru sırasıyla qwerty  şeklinde devam ediyorsa bu Q klavyedir.

F Klavyenin Tarihi

F klavye, daktilonun tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlamasıyla gündeme geliyor. 1946 yılında Türk dili ile uyumlu bir klavye arayışı başlıyor. Söz konusu arayışa İhsan Sıtkı Yener öncülük ediyor ve resmi makamlara F klavyeyle ilgili çalışmalar yapılması için başvuruda bulunuyor. Yabancı uzmanların da içinde bulunduğu bir komisyon oluşturuluyor ve komisyonun çalışmaları aşağı yukarı 9 yıl sürüyor ve 20 Ekim 1955’te F klavye resmen Türk Klavyesi olarak tescillenmiş oluyor. Sonrasında Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ve Devlet Malzeme Ofisi (DMO) söz konusu kararı benimsiyor. Böylelikle F klavye doğuyor. Söz konusu dönemde F klavye daktilolar üzerinde kullanılıyor. 1963 senesinde Gümrükler Kanunu’na F klavye ekleniyor ve 1974 yılında TSE tarafından zorunlu bir standart olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 25 yıllık bir mücadele sonunda F klavye tüm Türkiye’de kullanılmaya başlıyor. F klavyeyle ilgili tüm çalışmaların başından sonuna yürütücüsü olan İhsan Sıktı Yener de F klavyenin babası olarak tarihe geçiyor.

F Klavyenin Temel Özellikleri Nelerdir?

F klavye; Türkçede yer alan tüm kelimelerin istatistiğinin yapılması ve yapılan istatistik neticesinde parmakların fiziksel güçleri ve hareketleri de dikkate alınarak yerleştiriliyor. F klavye; sol el yüzde 49 sağ el ise yüzde 51 oranında kullanılacak biçimde tasarımlanıyor. İfade edilen özellikler ışığında F klavyenin temel özellikleri de şekilleniyor;

Klavye Türkçeye uygun olarak hazırlanmıştır. Türkçede en çok kullanılan harfler, klavyenin ortasına (en güçlü parmakların bastığı alanlara) dizilmiş, daha az sıklıkla kullanılan harfler kullanım oranlarına göre kenarlara doğru yayılmıştır. Bu şekilde mümkün olan en yüksek yazma hızı sağlanmıştır.

F klavye sadece Türkçe değil, İngilizce, Fransızca gibi başka Latin dillerinde de hızlı yazmayı sağlayan bir klavyedir. Dünya şampiyonalarında alınan çok dilli yarış dereceleri ve rekorları bunun kanıtıdır.

En bilimsel yöntem!

Bu son 2020 Dünya İnternet Klavye Şampiyonası yarışmasıyla, en bilimsel yöntem olarak dünyaca kabul edilen, kimi ülkelerinde “hileli klavye” diyerek yarışmalara katılımına itirazda bulunduğu F klavye ile 10 parmakla ve bakmadan yazan Türk takımının şampiyona tarihi boyunca elde ettiği dünya şampiyonluğu sayısı 100’e yükseldi. Bu dünya şampiyonluklarından 39’u ise dünya rekoru olarak kayıtlara geçti.

F klavye; ergonomi, güç, yoğunluk, ağırlık ve verimlilik açısından da pek çok avantaj barındırıyor.

Yukarıda f klavyenin dizilişini gördüğünüz görselde hangi parmakla hangi tuşlara basmanız gerektiği kolay yolla gösterilmiştir. Yani burada parmaklarınızı kullanış çokluğuna göre bir düzenleme yapılmıştır. En az yüzük parmağınızı kullandığınızdan dolayı az sayıda tuş verilerek orantılanmıştır. Onun aksine elinizi açtığınızda klavyenin kenarlarına kolayca ulaşabildiğinizden serçe parmaklara fazla yüklenilmiştir.

Kısaca f klavyenin önemi daha pratik, daha hızlı, daha kolay yazarak zamanımızdan tasarruf etmemizi sağlamaktır. F klavye ve Q klavye farklarının en önemlisi, hızlı ve pratik olmadır. Bunu da Türkçede en sık kullanılan harfleri hemen parmaklarımızın altına yerleştirerek ya da en sık en kolay kullandığımız parmaklara en çok kullanılan harfleri atayarak gerçekleştirebiliyoruz. Zaten yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkçe bir metni on parmak f klavye ile yazan bir kişi q klavye ile on parmak yazan bir kişiden ortalama 4 kat hızlı yazmakla beraber İngilizce bir metni ise 2 kat daha hızlı yazmıştır.

Ben şahsen de f klavyede on parmak yazabiliyorum. Bunu öğrenmek benim için zor olmadı. Bunun üzerine herhangi bir eğitim almadım kendi kendime üniversite yıllarında öğrendim ve halen de yazabilmekteyim. İsteyen herkes de 1 hafta gibi kısa bir zamanda bile kendisi öğrenebilir. Ayrıca bunu öğrenmek için de f klavyeye sahip olmanıza gerek yok. Zaten klavyeye bakmadan yazacağımız için tuşları da görmüyoruz, sadece önemli olan elimizin yerleşim şekli ve tuş sırasını öğrenmek. Bunun için eğer Windows işletim sistemli bir bilgisayar kullanıyorsanız klavye düzenini q dan f ye çevirmeniz gerekmektedir.  F klavyede on parmak yazmayı öğrenebileceğimiz bazı siteler de mevcut. Bu siteler sayesinde de kolayca f klavyede on parmak yazmayı öğrenebiliriz. Eğer halen aklınıza takılan sorular olursa bana sosyal medya hesaplarımdan (facebook , instagram gibi)  ulaşabilirsiniz.

Fatih Rüştü Pınar
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.