Dolar 18,5444
Euro 18,4158
Altın 1.018,84
BİST 3.449,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon °C
Afyon
°C
°C
°C
°C
°C

Masallarda Yürümek

A+
A-
14.08.2022
304
ABONE OL

Türk Edebiyatı, muhtevasında yürüyüşü ele alan edebî metinler bakımından son derece zengindir. Halk hikâyeleri, masallar, destanlar, mesnevîlerdeki kahramanlar aslında yürüyüşle bezeli bir yolculuğun sonucunda amaçlarına ulaşmakta ve bu metinlerin önemli bir kısmı bir yürüyüşün şekillendirdiği fiktif metinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Biz özellikle masallarda bunun böyle olduğunu görmekteyiz.

Öğretmen olarak görev yaptığım yerlerde derlediğim masallar vesilesiyle ilk defa bu anlatılarda, üzerinde ısrarla durulan yürüyüşü bir mesele olarak düşünmeye başlamıştım. Derlediğimiz masallardaki masal kahramanları durmaksızın yürüyorlardı ve bu yürüyüşler boyunca aslında masalın kendisi meydana geliyordu. Yürüyüş olmadan bir masal oluşmuyordu. Biz buna “masal yürüyüşü” desek sanırım bu pek de hatalı olmaz. “Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe dümdüz gitmiş, bir de bakmış ki bir arpa boyu yol gitmiş!” gibi masalın kalıp ifadelerinde bunun sembolik yönü de karşımıza çıkmaktadır. Bunların, üzerinde fikir yürütüldüğünde masalın şifreli formelleri olduğu anlaşılır.

Kahramanın yürüyerek meydana getirdiği bir masal yolculuğu aslında bize meselenin üzerinde durulması gerektiğini göstermektedir. Dikkat edilirse masallardaki bu yürüyüş olmasa masalın kendisinin meydana gelmeyeceği görülür. Kahramanın kendisi, onu evde istemeyen biri tarafından yeni bir mesken veya yer aramak mecburiyetinde bırakılır ve kahramanın yolculuğu böylece başlamış olur.

Kahraman yürüdükçe yeni çehrelerle tanışır, başından pek çok olaylar geçer. Bazen güçlüklerle baş edemez olur. Böyle durumlarda yaptığı bir iyilik karşısına çıkar ve kahramanı kurtarır. Onun başından geçen birçok macera bu yürüyüşte muhakkak kahramanın ödülü almasıyla sonuçlanır.

Aldığı ödüller, çoğu zaman bulduğu altınlar ve mücevherlerle evine dönen kahraman bu sefer de genelde üvey kardeşi olarak karşımıza çıkan bir başka kahramanı yürümeye mecbur eder. Fakat yürüyüş boyunca kendisinden beklenen iyiliği sergileyemeyen bu kötü kahraman eve, iyinin tam aksine olarak yılan, çıyan ve taş benzeri şeylerle döner.

Bu masal yürüyüşü aslında yürüyenin hangi ruh hâliyle hareket etmesi gerektiğini ifade eder bize. Yürümek başlı başına insana iyilik, güzellik veya hayırlı şeyler getiren bir eylem değildir. Yürüyüşü anlamlı, güzel, derin ve verimli kılan şey, onu icra eden kimsenin ruh hâlidir. Yürüyen kişinin sahip olduğu niyetler, güzel ve iyi düşünceler yürümeyi anlamlı ve verimli kılmanın olmazsa olmazıdır. Bir masal yürüyüşü aslında bize bunun böyle olduğunu söylemektedir.

Geleneksel metinler içerisinde oluşmuş ve anlatılan her bir masal, yaşanan bir hakikati dile getiriyor olabilir. Bu masallarda yürümenin ısrarlı bir şekilde karşımıza çıkması aslında benliğin inşasının nasıl olabileceğine dair bize verilen bir mesajdır. İnsan yürüdükçe kendini mamur eden bir varlıktır. Tefekkürü, duyguları, derin düşünceleri sebebiyle yürümek bir insan için bir iç yolculuğu demektir. Masal ögeleri bunu biraz daha görünür kılmaktadır.

Masallardaki yürüyüşler de nihayetinde sembolik bir hâldir. Bunun içe dönük bir işleyişi vardır. Aslında yürürken karşılaştıklarımız bizim onları yorumlamamız ve dikkatimiz sayesinde bir anlam kazanmaktadır.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.