Dr. Yavuz Han: ”Ciddiyet”

A+
A-
30.07.2021
ABONE OL

Dr. Yavuz Han: ”Ciddiyet”

Kim ne iş yaparsa yapsın yaptığı işi ciddiye almalı.

           Yapılan işin ciddiyeti kişinin karakteri ile doğru orantılıdır.

           Önemsiz iş yoktur, önem verilmeyen iş olabilir ancak. Önem verilmeyen işi yapanlar da ciddiye alınacak kimseler değildir. Kendisini kaale almayanı kim kaale alsın ki!

           Birçok iş vardır ki takım çalışması olmadan icra edilemez. Eğitim öyle, sağlık öyle, sanayi öyle, tarım öyle. Daha birçok alan buna dahildir. Bir zincirin halkaları gibi herkes işin içinde ve bir noktasında da mim noktasındadır. Zincirin en zayıf yanı en zayıf halka ile eşdeğerdir. 100 halkadan sadece bir tanesi gevşemiş bir zincir o gevşek halkanın dayanabileceği kadar yük çekebilir. Diğerlerini çok sağlam, parlak ve dayanıklı olması hiç ama hiçbir anlam ifade etmez.

          Sağlık hizmetini ele alalım. Çok nitelikli bir cerrah, harika bir de ekibi var. Dört dörtlük de hastanede hizmet veriyorlar. Ameliyathane süper donanımlı. Alınan malzemeler 1. Sınıf. Paradan hiç sakınılmamış. Hasta ameliyat ediliyor, operasyon mükemmel. Hasta yoğun bakıma alınıyor. Yoğun bakım 3. Basamak ki bundan ötesi yok zaten. Her yer steril, çalışanlar özenli ve bir bebek şefkati ile ağır ameliyat geçiren hasta takip ediliyor.

          Takip esnasında yapılan tahliller var tabii. O da aşağıda laboratuvara belli aralıklarla düzenli yollanıyor. İşte halkanın zayıf yeri. Laboratuvarda özensiz, yeni işe alınmış ama kontrol edilemeyen bir personel var. Tahlillere de bakıyor işte. Ne cihazların kalibrasyonunu takip ediyor ne de gelen numunenin yeterli olup olmadığına bakıyor.

          Yoğun bakımda yatan, çok önemli ameliyat geçirmiş, özenle bakılan hastanın idrar ve kan tahlili geliyor. Gelen 20 tane idrardan birisi.30 tane de kandan bir tanesi. Önemsiz bir ayrıntı işte. İdrarda yoğun enfeksiyon var ve kandaki değer de bunu destekliyor. Ama ciddiyetsiz arkadaş idrara sıradan bir sonucu giriveriyor. Kan da kalibrasyonsuz cihazdan özensiz bir sonuç ile çıkıyor. Hepsi bilgisayara düşüyor ve cerrah hastasının değerlerine bakınca her şey yolunda diyerek mutlu mesut evine gidiyor.

          Hasta gece ateşleniyor ve tahlillerin tekrarında yine aynı ciddiyetsizlik hâkim olunca yoğun bakım hemşiresi hekime haber vermeyi gerek görmüyor. Hasta sabah bir türlü uyanamıyor, ateş ve kanaması başlıyor. Nihayetinde de hasta kaybediliyor.

          Elbette bu kötü bir mizansen. Ama emin olunuz olmayan işler değil. Bir ciddiyetsizliğin sonucu harika bir işlemin berbat neticelenmesi ile nihayete erebiliyor. Suçlu kim? Hemen laborant demekle iş bitmiyor. Bir ciddiyetsizin takibinin ciddi olarak yapılmaması. Zincirde zayıf halka tek değil maalesef.

           Devlet idaresi de aynı değil mi? Eğitim benzemiyor mu? Vergi memurunun hadsizliği aynı değil mi? Belediyedeki imar çalışanını kontrol etmeyen lokallerdeki başkanlar ciddiyetsiz addedilmeyecek mi? Bir çiftçinin attığı ilaç ile zehirlenen sabi çocukların ecri kimindir? Ciddiyetsizlikle hareket eden askerin nöbeti kaç şehide mal olur da bizim aklımız başımıza gelir?

           Mesele ciddiyetle her yapılan işin bu memleketin vazgeçilmezi olduğudur. Ciddiyetle yapılan en ufak iş kartopu gibi yuvarlana yuvarlana büyüyecek ve ülke felaha erecektir.

           Ciddiyetle yapılacak itirazlar da aynı kıymettedir. Yanlışı görmek, takip etmek, itiraz yerini bulmak, düzeltilmesini beklemek, yanlış yapanı yargıya taşımak, gelecek nesillere yanlışı öğretmeye çabalamak da ciddiyetimizin bir parçası olacaktır muhakkak ki.

           Coğrafyamız ciddi, milletimiz ciddi, inançlarımız ciddi, düşmanlarımız ciddi iken ciddiyetsiz iş yapmaya hakkımız olabilir mi?

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.