Afyon Masalları: Padişahın Kızı

A+
A-
30.07.2021
ABONE OL

Afyon Masalları: Padişahın Kızı

Bir varmış bir yokmuş. Bir padişah ve onun da bir kızı varmış. Padişahın kızı çok hastaymış. Kız çok kötü kokuyormuş. Padişah sürekli sarayda kaldığı için bu kokuya alışmış. Fakat sarayın önünden geçenler burunlarını tutup öyle geçerlermiş. Bir gün padişahın yanına biri gelmiş. Demiş ki;

-Padişahım! Saray çok kötü kokuyor ve insanlar bundan çok rahatsız oluyorlar. Böyle bir koku hiçbir yerde yok.” Bu adam sözlerine şunları da eklemiş. “Padişahım. Siz atınıza binin. Şöyle şehirde bir kere dolaşın. Sarayınıza gelin sonra. Bu kokuyu o zaman alırsınız.” demiş.

Padişah, atına binmiş ve şehri dolaşmaya başlamış. Sonra sarayına dönmüş. Sarayın çok kötü koktuğuna ve insanların şikâyetinin haklı olduğuna o zaman inanmış. Hemen karısına, “Bu kızı bir yere bırakalım.” demiş. Padişahın kızı buna çok üzülmüş ve ağlamış. Annesi kızının başlığına üç tane altın dikmiş. “Bunlar eğer iyileşirsen sana lazım olur kızım.” demiş. Sonra kızını öpmüş ve ona sarılmış.

Padişah askerleriyle beraber kızını almış. Bir dağa götürmüş. Kızı orada bıraktıktan sonra saraya dönmüş. Bu kızı burada bir çoban görmüş. Fakat kızın yanına kokudan yaklaşamamış. Koyunlar da bu kokudan dolayı oradan kaçışmışlar. Çoban üç gün sonra kızın olduğu yere gelmiş, fakat kokudan yine yaklaşamamış. Kız, çobana “Benden korkma. Sana bir zararım dokunmaz.” demiş.

Çoban bu hadiseyi köyüne dönünce annesine anlatmış. Kızın çok güzel olduğunu fakat çok kötü koktuğunu söylemiş. Annesi “Oğlum, kızcağızı al getir. Belki onu burada iyileştiririz.” demiş. Çoban dağa gitmiş ve kızı alıp getirmiş. Köylüler kokudan çok rahatsız olmuşlar. Durumu muhtara şikâyet etmişler. Muhtar, çobana “Bu kızı buradan al götür. Köylüler çok rahatsız oluyor.” demiş. Çoban da almış kızı, götürmüş. Kız, çobana “Bana ağaçların üzerinde bir yer yap. Ben orada kalayım” demiş. Böyle deyince yanlarında bulunan bir ağaçtan su fışkırmış. Kız, bu suda yıkanmış, sudan içmiş ve birdenbire iyileşmiş. Sonra çobanla beraber köye dönmüşler. Çoban kızı çok sevmiş. Kız da çobanı. Kız, çobana “Evlilik hazırlıklarını yapalım.” demiş. Çoban da “Pazara gitmeye elimde hiç param yok.” demiş. Kız, çobana “Sen muhtardan biraz para iste. Gerisini bana bırak.” demiş.

Çoban, muhtardan para istemiş. Muhtar vermemiş. Sonra kız kendisi gitmiş. Pazardan dönünce fazlasıyla veririm.” demiş. Muhtardan parayı alınca doğru pazara gitmişler. Bu arada kız da başlığındaki altınları hatırlamış. Bunları bozdurmak istemişler. Fakat oradaki adamlardan biri “Bu altınları bozmaya bizim gücümüz yetmez.” demiş. Kızdaki altınlar çok değerliymiş. Fakat bir yerde parayı bozdurabilmişler. Ellerine çok fazla para geçmiş. Paraları ve eşyayı alıp köye dönmüşler. Sonra kız, çobana “Köye öyle bir saray yapacağız ki, babamınkinin aynısı olacak.” demiş. Çok muhteşem bir saray yaptırmışlar. Görenlerin ağzı açık kalırmış. Sonra bu sarayı padişah, askerleri vasıtasıyla haber almış. Ordusunu topladığı gibi buraya gelmiş. Sarayın önünde güzeller güzeli kızı kendisini karşılayınca hem çok sevinmiş hem de çok mahcup olmuş. Kız, babasına başından geçenleri anlatmış. Padişah, kızıyla çobanı evlendirmiş. Kırk gün kırk gece düğün yapmışlar. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine…

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Yasin Şen
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
10 Aralık 2021
4 Aralık 2021
22 Ağustos 2021
26 Ekim 2021
25 Ekim 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.