Dolar 15,8769
Euro 16,8435
Altın 942,56
BİST 2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 24°C
Az Bulutlu
Afyon
24°C
Az Bulutlu
Paz 22°C
Pts 23°C
Sal 24°C
Çar 27°C

Bursa’da Başkan’dan Maden Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe tepki!

Bursa’da Başkan’dan Maden Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe tepki!
A+
A-
07.03.2022
164
ABONE OL

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Dr. Fevzi Çakmak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Maden Yönetmeliği’nde yaptığı değişikliği, zeytinliklerin ölüm fermanı olarak yorumladı. Başkan Çakmak, ayrıca yeni Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi’nin maden yönetmeliğindeki değişikliği iptal ettirerek zeytinine sahip çıkacağını göstermesi gerektiğini ifade etti.

GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN/BURSA İGFA-  Bursa, ülkemizin zeytin yetişen şanslı illerinden biri. Bursa, zeytin ağacının gölgesinde olan bir şehir.  Türkiye’de 1 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir yönetmelikle zeytinliklerin maden projelerine açılması mümkün hale geldi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Dr. Fevzi Çakmak, Maden Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe tepki göstererek Bursa’da ve Türkiye’de zeytin ağaçlarının tehlike altında olduğunu ifade etti. 

Başkan Çakmak konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; “1 Mart 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan maden yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik ile ‘ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir’ hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik tüm ülke çapındaki zeytinliklerimizin ölüm fermanıdır. 1939 tarihli 3573 sayılı ‘Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’ ile zeytinliklerin korunmasını ve geliştirilmesini düzenlemektedir. Söz konusu kanunun 20. maddesi ‘zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 km mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez’ demektedir. Hukuk düzeninde mevcut olan anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik gibi normlar, dağınık halde ve rastgele değil, alt-alta, üst-üste bulunur. Bu normların arasında altlık-üstlük ilişkisi vardır. Buna ‘normlar hiyerarşisi’ veya ‘hukuk düzeni piramidi’ denir. Türk hukuk sisteminde bu hiyerarşik düzen en üstten alta doğru Anayasa, Uluslarası Antlaşmalar, Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Yönetmelik, Yönerge, Tebliğ, Genelge, Talimat şeklindedir. Bu hiyerarşide alt basamakta yer alan norm geçerliliğini üst basamakta yer alan normdan alır ve dolayısıyla ona uygun olmak zorundadır.

Örneğin; Kanun Anayasaya, Yönetmelik Kanuna aykırı olamaz. 1 Mart 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan maden  yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik açık biçimde adı geçen yasa maddelerine aykırıdır. Bu yasadışı düzenleme ile ülkenin farklı yerlerindeki zeytinliklerin yok edilmesine kılıf hazırlanmaktadır. Yönetmelik değişikliğinde yer alan ‘Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetleri’ ifadesi, kömür ve jeotermal amaçlı faaliyetlere kolaylık sağlanacağını göstermektedir.
Değişiklikte yer alan ‘madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla’ ifadesinin koruyucu hiçbir etkisi yoktur. Taahhütlere uyulması konusunda günümüze kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın somut bir yaptırımı olmamıştır. Bunun sadece tepkilerin önünü almaya yönelik, göstermelik bir hüküm olarak kalacağı, geçmiş dönem uygulamalarından anlaşılabilecektir”

SAĞLIK BİTKİSİ

“Mitolojide barışı, bereketi ve ölümsüzlüğü temsil eden 6.000 yıldır insanlığın hizmetinde olan kutsal ağaç zeytin, dünyanın dar bir bölgesinde yetişebilmektedir” diyen Başkan Çakmak, “Türkiye’de zeytinin yetişebildiği şanslı ülkelerden birisidir. Zeytincilik, Türkiye’de yaklaşık 500 bin ailenin geçim kaynağını, işlenen tarım alanlarının yüzde 3.5 ‘uğunu oluşturan bir sektördür. Zeytin üretimi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlıklı beslenmede çok önemli bir yere sahip olup birçok ülkede sağlık bitkisi olarak adlandırılmaktadır” diye konuştu. 

“GELECEK KUŞAKLARI OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

Bursa’nın zeytin yetişen şanslı illerden bir tanesi olduğunu ifade eden Başkan Çakmak sözlerini şöyle sürdürdü; “Ekilebilir alanların yüzde 12’si zeytinliktir. Zeytinliklerin tüm Türkiye’de olduğu gibi yüzde 75’i engebeli arazilerde yetiştirilmekte, yüzde 90’ını da sulama imkanı olmayan arazilerdir. Bu özellikleri dikkate alındığında zeytin yetişen engebeli ve sulanamayan alanlarda zeytin yerine ikame edilebilecek başka bir ürün yoktur. Ayrıca da zeytinliklerin 4 mevsim yeşil kalması nedeni ile de önemli bir oksijen kaynağı ve karbon yutak alanlarıdır. Sera gazları salınımını azaltmaya yönelik önlemleri içeren uluslararası bir anlaşma olan Paris İklim Değişikliği Anlaşması’na imza atan ülkeler arasında Türkiye’de yer almaktadır. Türkiye bu imza ile sera gazı emisyonlarını 2030 yılı itibarı ile yüzde 21 azaltma, 2053 yılına kadar ise sıfır emisyon, petrol kömür gibi fosil yakıt kullanımını azaltma taahhüdünde bulunmuştur. Böyle bir ciddi taahhüt varken bahsi geçen yönetmelik değişikliği ile verilen sözün tutulmayacağı da anlaşılmaktadır.

İklim krizine önlem olarak pek çok ülke kömürden çıkma yönünde kararlar alıp yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik ederken, tarihsel olarak ülkenin doğasının ve tarımsal üretim deseninin en önemli varlıklarından olan zeytin ağaçları madenlere kurban edilmeye çalışılmaktadır. Zeytin yetişen bir ülkede ve bir ilde yaşamak ve bu değerlerden yararlanmak önemli bir ayrıcalıktır. Bu nedenlerle barışın, bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi kutsal zeytin ağaçları dikkatle korunmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.