Dolar 15,7675
Euro 16,6516
Altın 925,75
BİST 2.413,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 25°C
Açık
Afyon
25°C
Açık
Çar 9°C
Per 18°C
Cum 23°C
Cts 23°C

“Kıraathane Söyleşileri”nin 36’ncısı gerçekleştirildi

“Kıraathane Söyleşileri”nin 36’ncısı gerçekleştirildi
A+
A-
11.03.2022
54
ABONE OL

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde “Kıraathane Söyleşileri”nin otuz altıncısı, “Dîvânü Lügâti’t-Türk
ve Kilisli Muallim Rıfat Bilge” başlıklı söyleşi; Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyelerimizden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Bilveren’in yönlendiriciliği ve Dr. Öğr. Üyesi Seher Maşkaraoğlu’nun sunumlarıyla çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

KİLİS (İGFA)- Sunumuna dinleyicileri selamlayarak başlayan Maşkaraoğlu, Dîvânü Lügâti’t-Türk’te, Karahanlı standart dilinin yanında Türk boylarının söz varlıklarına da yer verildiğini; bu yüzden de esere “Türk lügati” (Türk dili) değil, “Türk lügâti” (Türk dilleri) denildiğini ifade etti. Burada dillerden kastın ağızlar olduğunu vurguladı.

Maşkaraoğlu, Kaşgarlı Mahmud’un, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Malazgirt Zaferi’nden hemen sonra İslam dünyasında Türklerin ve Türk dilinin öneminin daha da arttığı bir dönemde, Araplara Türkçeyi öğretmek, Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu ortaya koymak amacıyla eseri kaleme aldığını aktardı.

Tek nüshası İstanbul’daki Millet Kütüphanesi’nde olan Dîvânü Lügâti’t-Türk’ün bulunuşunun tamamen bir tesadüf sonucu gerçekleştiğini belirten Maşkaraoğlu; Ali Emiri Efendi’nin bilgisi, dikkati, kitap sevgisi ve çabaları sonucunda eserin bugün var olduğunu söyledi. Kilisli Muallim Rıfat Bilge’nin, Dîvânü Lügâti’t-Türk’ün formlarını ve sayfalarını tekrar tanzim ederek tıpkıbasımını yaptığına değinen Maşkaraoğlu; Muallim Rıfat’ın eserde dağınık bulunan sayfaları düzenlediğini, madde başlarını belirginleştirdiğini, Arapça bölümleri harekelendirdiğini anlattı. Türk kültürüne ve ilme kazandırılmış yığınla eser ve çalışma bırakarak hayata veda eden Kilisli Muallim Rıfat Bilge’nin Dîvânü Lügâti’t-Türk gibi bir abideyi ortaya koymuş olmasının bile adını yaşatmaya yeteceğine işaret etti.

Söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.