İş kazası ve meslek hastalığında bildirim zinciri ve talep edilebilecek tazminat kalemleri

İş kazasından sonra iki ayrı hat aynı anda işler. Birincisi sosyal güvenlik hattıdır: olayın Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi, iş kazası olarak kabul edilmesi ve buna bağlı ödenek ile gelirlerin devreye girmesi. İkincisi sorumluluk hattıdır: zararın işverenin kusuruna düşen bölümünün tazminat davasıyla istenmesi. Kurumun yaptığı ödeme ikinci hattaki talebi ortadan kaldırmaz, yalnızca hesabını etkiler. Bu ayrım kurulmadan toplanan belgeler çoğu zaman bir dosyada işe yarar, diğerinde eksik kalır.
Hangi olay iş kazası, hangi rahatsızlık meslek hastalığı sayılır
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu iş kazasını tek bir tanıma değil, sayılan hallere bağlar. Sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen etkileyen olay şu durumlarda iş kazasıdır:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelmesi
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelmesi
- Sigortalının görevle işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelmesi
- Emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelmesi
- Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu götürülüp getirilmeleri sırasında meydana gelmesi
İlk halde olayın işle nedensel bağı ayrıca aranmaz; işyerinde bulunulan sırada gerçekleşmiş olması yeterli sayılır ve yargı uygulamasında işyerinde geçirilen kalp krizi de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Buna karşılık işe gidiş geliş ancak taşıt işverence sağlanmışsa kapsama girer. İşçinin kendi aracıyla veya toplu taşımayla yaptığı yolculukta meydana gelen olay kural olarak bu listenin dışında kalır ve trafik kazası hükümlerine göre değerlendirilir.
Meslek hastalığı ise ani bir olaya değil, işin niteliğine veya yürütüm koşullarına bağlı tekrarlanan maruziyete dayanır ve zamanla ortaya çıkar. Tespiti de bu nedenle farklı yürür: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının düzenlediği sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler incelenerek Kurum Sağlık Kurulu tarafından karara bağlanır. Hastalık işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkmışsa, o işle bağının kurulabilmesi bakımından mevzuatta öngörülen yükümlülük süresi gündeme gelir; süre aşılmışsa bağın ayrıca ortaya konması gerekir.
Bildirim yükümlülüğü kimde ve süresi ne kadar
Bildirim, tazminat hesabından önce gelen ve süresi kanunla belirlenmiş bir yükümlülüktür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverene ayrıca bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutma, gerekli incelemeleri yapıp raporlarını düzenleme yükümlülüğü getirir. Bu kayıt yükümlülüğü, yaralanma veya ölümle sonuçlanmasa bile işyerini ya da iş ekipmanını zarara uğratan olayları da kapsar.Bildirim yükümlüsü ve olay Nereye bildirilir Kanuni süre İşveren, iş kazası Olayın olduğu yerin yetkili kolluk birimi Derhal İşveren, iş kazası Sosyal Güvenlik Kurumu Kazadan sonraki üç iş günü içinde İşveren, meslek hastalığı Sosyal Güvenlik Kurumu Durumu öğrendiği günden itibaren üç iş günü içinde Sağlık hizmeti sunucusu, kendisine gelen iş kazası ve tanı konulan meslek hastalığı Sosyal Güvenlik Kurumu En geç on gün içinde Kendi adına bağımsız çalışan sigortalı, kendi kazası Sosyal Güvenlik Kurumu Bildirime engel durumun kalktığı günden sonraki üç iş günü içinde, bir ayı aşmamak üzere
Bildirimin yapılmamış olması sigortalının haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz, ancak süreci ağırlaştırır ve işveren bakımından idari yaptırım riski doğurur. Bildirimin yapılmış olması da tek başına sonucu belirlemez. Kurum kendi incelemesini yapar, gerektiğinde denetmen görevlendirir ve olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağına bu inceleme sonunda karar verir.
Bildirim yapılmadığında veya olay iş kazası sayılmadığında
İşveren bildirimde bulunmamışsa ya da Kurum olayı iş kazası saymamışsa, sigortalı veya hak sahipleri iş mahkemesinde iş kazasının tespitini isteyebilir. Bu dava tazminat davasından ayrı bir dosyadır ve çoğu zaman ondan önce sonuçlanması beklenir; davanın Kuruma da yöneltilmesi gerektiğinden tarafların doğru belirlenmesi usul bakımından önem taşır. Çalışma hiç bildirilmemişse, yani kayıt dışı kalmışsa sıra bir adım geriye kayar ve önce çalışma olgusunun ortaya konması gerekir.
Tespit tarafında delilin büyük bölümü olaydan sonraki ilk günlerde oluşur: kolluk tutanağı, acil servis ve hastane kayıtları, ambulans çağrı kaydı, işyeri kamera görüntüleri, vardiya ve puantaj kayıtları, olayı gören çalışanların beyanı. Kamera kayıtlarının saklama süresi sınırlı olduğu için hangi kaydın hangi dosyada kullanılacağının erken belirlenmesi gerekir.
Aynı belge çoğu zaman hem tespit hem tazminat dosyasında işe yarar, ancak talep edilme zamanı ve yöntemi farklıdır. Bursa ve çevresinde yürüyen dosyalarda süreci bir Bursa iş hukuku avukatı ile birlikte planlamak, iki aşamanın aynı delil zemini üzerine kurulmasını kolaylaştırır.
Sosyal güvenlik hattında karşılanan kalemler
Olay iş kazası veya meslek hastalığı olarak kabul edildiğinde Kurum tarafından sağlanan haklar, tazminat davasından bağımsız biçimde işler. Tedavi giderleri genel sağlık sigortası kapsamında karşılanır. İstirahat verilen dönem için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Kalıcı bir kayıp doğmuşsa sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelir; bunun için meslekte kazanma gücündeki kaybın kanunda öngörülen en az yüzde on oranına ulaşması aranır. Ölüm halinde hak sahiplerine gelir bağlanması ve cenaze ödeneği söz konusu olur.
Bu kalemler zararın tamamını karşılamaz. Kurum ödemeleri kusura göre değil, sigortalılık ilişkisine ve mevzuatta belirlenen ölçülere göre hesaplanır. Karşılanmayan bölüm ikinci hattın, yani işverene karşı açılan tazminat davasının konusudur.
İşverenden istenen kalemler ve talebi belirleyen değişkenler
İşverenin sorumluluğu, iş sözleşmesinden doğan gözetme borcuna ve iş sağlığı ile güvenliği mevzuatındaki tedbir alma yükümlülüğüne dayanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu bedensel zarar halinde istenebilecek kalemleri ayrı ayrı sayar:
- Tedavi giderleri ve Kurumca karşılanmayan sağlık harcamaları
- İyileşme sürecinde çalışılamayan dönemin karşılığı olan kazanç kaybı
- Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar
- Bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat
Kaza ölümle sonuçlanmışsa kalemler değişir. Cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile o döneme ait kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalanların uğradığı zarar, yani destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir. Yakınlar bakımından manevi tazminat da ayrıca gündeme gelir.
Talebin büyüklüğünü üç değişken belirler. Birincisi kusur dağılımıdır: bilirkişi incelemesiyle işverenin, varsa üçüncü kişinin ve sigortalının kusur oranları ayrılır, sigortalının kendi kusuru indirim sebebi olur. İkincisi sürekli iş göremezlik oranıdır; kaybın derecesi maddi tazminat hesabının çarpanı gibi çalışır. Üçüncüsü mahsuptur: yargı uygulamasında Kurumun bağladığı gelirlerin peşin sermaye değeri maddi tazminattan düşülür, buna karşılık manevi tazminattan böyle bir indirim yapılmaz. Kurumun yaptığı ödemeleri işverenin sorumluluğu oranında ondan geri isteme hakkı da ayrıca saklıdır.
Arabuluculuk istisnası, görevli mahkeme ve zamanaşımı
İşçi alacaklarına ilişkin davaların büyük bölümünde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile bu şartın dışında bırakılmıştır, doğrudan dava açılabilir. Görevli mahkeme iş mahkemesidir.
Zamanaşımı tarafında yerleşik uygulama bu davaları haksız fiilin kısa süresine değil, on yıllık genel zamanaşımına tabi tutar; fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanabilir. Sürenin başlangıcı da kaza tarihiyle otomatik olarak aynı değildir: zararın kapsamı ancak sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesiyle netleştiğinden başlangıç bu tarihe göre değerlendirilir. Üzerinden uzun zaman geçmiş görünen dosyalarda dahi süre tartışmasının kapandığı sonucuna bu nedenle doğrudan varılmamalıdır.
Bu yazı iş kazası ve meslek hastalığı süreçlerinin nasıl işlediğini genel hatlarıyla aktarır ve somut bir olaya ilişkin hukuki görüşün yerine geçmez. Bildirimin süresinde yapılıp yapılmadığı, kusurun nasıl dağıldığı ve hangi kalemlerin gündeme geleceği olayın gerçekleşme biçimine, işyerindeki tedbir düzenine ve sağlık kayıtlarının içeriğine göre değiştiğinden her olayın kendi belgeleri üzerinden ayrıca ele alınması gerekir.
İş kazası ve meslek hastalığı dosyaları, Mia Hukuk & Danışmanlık’ın Nilüfer’deki ofisinde Av. Meryem Ayık tarafından takip edilir. Elinizdeki kaza tutanağı, sağlık raporları ve işyeri kayıtlarıyla birlikte hangi adımların açık olduğunu değerlendirmek için görüşme talep edebilirsiniz.















